Anasayfa › Site Dışı SEO
Site Dışı Seo
Site dışı SEO, adınız arandığında sitenizin yanında çıkan her şeyle ilgilenir: sosyal medya hesapları, tanıtım videosu, müşterilerin paylaşımları ve yayımladığınız iş ilanları.
Site Dışı SEO Sosyal Medya Hesaplarınızı Arama Sonucundaki Vitrininizin Parçası Olarak Nasıl Düzenler?
Bir misafirlikte sofraya konan fındık ezmesini beğenen kişi kavanozu çevirir, etiketteki dükkân adını okur ve telefonuna yazar. Karşısına yalnızca siteniz çıkmaz; yanında sosyal medya hesaplarınız, harita kaydınız, belki eski bir ilan sıralanır. Hangisine dokunacağını o seçer. Site dışı SEO, adınızın sitenizin dışında geçtiği her yerle ilgilenen çalışmadır; bu hesaplar da o vitrinin birer rafıdır.
O kişinin gördüğü sayfada işler karışıktır. Hesaplardan birinde dükkânın eski adı yazıyor, bir diğerinde çoktan çıkılmış bir dükkânın adresi duruyor, üçüncüsünde artık açılmayan bir telefon numarası var. Son paylaşım iki yaz öncesine ait. Arayan kişi bunlardan hangisinin güncel olduğunu bilemez; kapanmış bir işletmeyle karşılaştığını düşünebilir ve aynı ürünü satan bir başkasına yönelir. Bu kayıp hiçbir raporda görünmez.
Düzenleme, her hesapta aynı üç bilgiyi aynı yazılışla tutmakla başlar: tabeladaki ad, bugünkü telefon, bugünkü adres. Bir kısaltma bir yerde varsa her yerde vardır; adınızın sonundaki “Ticaret” bir hesapta yazıp ötekinde yazmıyorsa iki ayrı işletme gibi görünebilirsiniz. Profilin tanıtım satırına ne iş yaptığınız ve hangi ilçede olduğunuz yazılır. Site adresi için ayrılmış alana da sitenizin adresi eksiksiz girilir.
Kullanılmayan hesaplar için iki yol vardır. Bir daha paylaşım yapmayacaksanız hesabı kapatmak en temiz çözümdür. Kapatmak istemiyorsanız bilgileri güncellenir ve en üste, ziyaretçiyi sitenize ya da kullandığınız hesaba gönderen tek bir not sabitlenir. Girişi kaybolmuş, eski bir çalışanın açtığı hesaplar için platformların kendi başvuru yolları bulunur; sonuç alınacağı kesin değildir, ama denemeye değer.
Bir yanlış anlamayı da düzeltmek gerekir. Profildeki bağlantı, yani dokununca sitenizi açan satır, bir gazetenin ya da meslek kuruluşunun kendi isteğiyle verdiği bağlantıyla çoğunlukla aynı sayılmaz; bu platformların birçoğu bağlantılarına, arama motoruna “bunu tavsiye sayma” diyen bir işaret ekler. Hesap açmak sıralamayı kendiliğinden değiştirmez. Değeri başka yerdedir: adınızı arayanın gördüğü sayfayı derli toplu kılar ve onu doğru kapıya getirir.
Site dışı SEO çalışmasında adınıza açılmış hesapların dökümünü çıkarırız: hangisi kullanılıyor, hangisinde hangi bilgi eski, girişi kimde? Ücretsiz ekspertizin raporu, araç alırken istenen ekspertiz gibi satır satır ilerler; her hesap bir satırdır ve karşısında üç sözden biri yazar: çalışıyor, onarım istiyor, kapatılmalı. Düzeltmeyi çoğu zaman siz kendi telefonunuzdan birkaç dakikada yaparsınız; biz neyin nereye, hangi yazılışla gireceğini tek tek yazarız.
Kısa Bir Tanıtım Videosu Sitenizin Dışında Size Nasıl Yol Açar?
İnsanlar bir işin nasıl yapıldığını ya da bir yerin nasıl göründüğünü merak ettiklerinde yalnızca yazı aramaz, video da ararlar. Video paylaşım siteleri de birer arama motorudur; kutularına her gün soru yazılır. “Yayla evi nasıl bir yer”, “fındık ezmesi nasıl yapılır”, “petek temizliği” yazan kişi, karşısına çıkan kısa videoyu izler ve altında kimin adının yazdığına bakar.
Tanıtım videosu denince akla müzikli, logolu, havadan çekilmiş görüntüler gelir. İşe yarayan video çoğu zaman bunun tersidir: kısadır ve bir soruya cevap verir. Mutfak dolabının ölçüsü nasıl alınır, yayla evine araçla nereye kadar çıkılır, fındık ezmesi kavanoza girmeden önce nasıl bir işlemden geçer? Telefonla, gün ışığında, elin titremediği bir çekim yeter. İzleyen kişi reklamı değil, işin kendisini görmek ister.
Videoyu buldurtan, başlığı ve açıklamasıdır. Başlık arayanın sözcükleriyle yazılır: “Tanıtım filmi” ya da işletmenin adı değil, “Fatsa’da mutfak dolabı ölçüsü nasıl alınır”. Açıklamanın ilk satırlarında videoda ne gösterildiği, işin hangi ilçede yapıldığı ve sizi nereden arayabilecekleri yer alır. Video siteleri görüntüyü ve konuşmayı bir ölçüde çözebilir; yine de videonun konusunu en açık biçimde bu yazılardan öğrenirler.
Açıklamaya sitenizin adresi de yazılır; anasayfanın değil, videoda gösterilen işi anlatan sayfanın adresi. İzleyen kişi merak ettiğinde tek dokunuşla doğru yere varır. Bu bağlantı da sosyal hesaplardaki gibi çoğunlukla tavsiye sayılmaz; getirdiği şey sıra değil, ziyaretçidir. Videolarınızın toplandığı kanalın tanıtım bölümünde ad, telefon ve adres, sitenizde ve öteki hesaplarınızda yazdığı biçimde durmalıdır; bir harf farkı bile ayrı bir işletme izlenimi verebilir.
Aynı video sitenizde, o işi anlatan sayfaya da yerleştirilir; ilgisiz bir sayfaya değil. Mutfak dolabını anlatan sayfada ölçü alma videosu durduğunda ziyaretçi okuduğunu gözüyle de görür. Sayfayı ağırlaştırmamak için video, üzerine dokunulana kadar yüklenmeyecek biçimde eklenir. Arama motoru kimi aramalarda sonuçların arasında videolara da yer verir; sayfanızdaki videonun orada görünmesi mümkündür, ama bunun için kimse söz veremez.
Video işi büyütülmemelidir. Her hafta çekim gerekmez; en çok sorulan üç dört iş için birer kısa video çoğu işletmeye yeter. Eskiyen video kaldırılır ya da açıklaması güncellenir; fiyatı değişmiş bir ürünü, kapanmış bir şubeyi göstermeyi sürdürmemelidir. Site dışı SEO iş emrinde, yani sizin onayınızla kesinleşen aylık iş listesinde videoya tek satır açılır: hangi iş çekilecek, başlığı ne olacak, hangi sayfaya bağlanacak?
Müşterinin Paylaştığı Fotoğraf ve Yorum Başkalarını Size Nasıl Getirir?
Perşembe Yaylası’ndaki bir yayla evinde kalan aile, sabah sisin içinde kurulmuş kahvaltı sofrasının fotoğrafını çeker ve altına evin adını yazarak paylaşır. O fotoğrafı ailenin akrabaları, iş arkadaşları, eski komşuları görür. İçlerinden biri bir sonraki tatilini nerede geçireceğini düşünüyordur. Sizin hiçbir reklamınız o kişiye bu kadar inandırıcı gelmez; çünkü konuşan siz değilsiniz, orada kalmış biridir.
Bu paylaşımın size yol açması için adınızın doğru yazılması gerekir. Müşteri hesabınızı ararken birbirine benzeyen üç ad bulursa ya yanlışını etiketler, yani paylaşımına onun adını ekler, ya da hiçbirini eklemez. Hesap adınız tabeladaki adla aynı olmalı; masadaki kartta, paketin içindeki notta ya da kasanın yanında okunaklı biçimde yazmalıdır. Kimi platformlarda işletmenin konumu da seçilebilir; müşteri paylaşırken yeri seçtiğinde adınız fotoğrafın üstünde görünür.
Paylaşımı gördüğünüzde yapılacak ilk şey teşekkür etmektir. Fotoğrafın altına yazılan iki satır, hem paylaşana hem onu izleyenlere hesabın arkasında bir insan olduğunu gösterir. Hazır kalıplar yerine fotoğrafta görüneni anmak daha iyidir: “Sofrayı güzel yakalamışsınız, yine bekleriz.” Olumsuz bir paylaşımda da susmak çözüm değildir; sakin, kısa ve gerektiğinde özür dilemesini bilen bir cevap, asıl olarak okuyan öteki kişiler için yazılır.
Müşterinin fotoğrafını kendi hesabınızda ya da sitenizde kullanmak isterseniz önce sorarsınız. Fotoğraf onu çekene aittir; karede yüzü görünen başka kişiler de olabilir. Kısa bir mesaj yeter: bu kareyi adınızı belirterek paylaşabilir miyiz? Cevap gelmeden kullanılmaz, “hayır” denirse üstelenmez. İzin alındığında karenin altına kimin çektiği yazılır. Bu özen, öteki müşterilerin de gönül rahatlığıyla paylaşmasını sağlayan şeydir.
Övgü satın alınmaz, ısmarlanmaz. Paylaşana indirim sözü vermek ya da eline önceden yazılmış bir metin tutuşturmak kestirme bir yol gibi görünür; oysa birbirine benzeyen övgüler çabuk fark edilir ve gerçek olanlara da gölge düşürür. Yorum toplanan platformların birçoğu, karşılığı verilmiş yorumu kendi kurallarına aykırı sayar. Yapılabilecek dürüst şey, memnun ayrılan müşteriye paylaşırsa sevineceğinizi söylemekten ibarettir.
Bu paylaşımların aramayla bağı dolaylıdır, ama vardır. Adınızı fotoğrafın altında gören kişi günü geldiğinde sizi arama kutusuna adınızla yazabilir. Bir gezi yazarı ya da ilin haberlerini yayımlayan bir site bu paylaşımlardan birine rastlayıp sizden söz edebilir; o söz bir profil bağlantısından daha değerli olabilir. Site dışı SEO tarafında hangi paylaşımın sitenize ziyaretçi getirdiğine bakar, işe yarayanı çoğaltmanın yolunu sizinle konuşuruz.
İş İlanları ve Kariyer Sayfaları İşletmenizin Adını Nerelere Taşır?
Ordu ilinde bir fındık işleme tesisi hasat öncesinde eleman arıyor ve ilanını bir iş ilanı sitesine veriyor. İlanı okuyanların bir bölümü iş aramıyordur: yakınına haber verecek olanlar, aynı işte çalışanlar, tesisin adını ilk kez duyan tedarikçiler, merak eden komşular. Hepsi aynı sayfada işletmenin adını, ne ürettiğini ve nerede olduğunu okur. İş ilanı, farkında olmadan yazılmış bir tanıtım yazısıdır.
Bu yüzden ilandaki işletme bilgileri özenle yazılır. Ad, tabelada ve sitede geçtiği biçimde; adres, haritadaki kayıtla aynı; telefon, bugün açılan numara. İlan sitelerinin birçoğunda işveren için ayrı bir tanıtım sayfası açılır ve o sayfa, adınız arandığında sonuçların arasında görünebilir. Orada üç yıl öncesinin adresi ya da çoktan kapanmış şubeniz yazıyorsa, sizi arayan müşteri de onu okur.
İlanın işletmeyi anlatan bölümü çoğu zaman tek satırla geçiştirilir: “Sektörünün önde gelen firması.” Bu cümle kimseye bir şey anlatmaz. Yerine ne üretildiği, kaç yıldır yapıldığı ve işin hangi ilçede yürüdüğü yazılır. Aday için de daha iyi bir ilandır; nereye başvurduğunu bilen kişi görüşmeye hazırlıklı gelir. Okuyan öteki herkes içinse işletmenin ne iş yaptığının kısa ve doğru bir özetidir.
Sitenizde bir kariyer sayfası, yani işe alımla ilgili bilgilerin toplandığı sayfa bulunması bu dağınık ilanlara bir merkez verir. Sayfada açık olan işler, başvurunun nasıl yapılacağı ve işyerinde çalışmanın nasıl bir şey olduğu yazar. Verdiğiniz her ilan bu sayfayı gösterir; ilan sitesi izin veriyorsa bağlantıyla, vermiyorsa adresi yazıyla. Açık iş kalmadığında sayfa silinmez; kısa bir notla yerinde durur.
Eski ilanlar kapatılmalıdır. Doldurulmuş bir kadro için aylar sonra hâlâ başvuru geliyorsa hem adayın hem sizin vaktiniz boşa gider; cevap alamayan aday bunu işletmenin adıyla birlikte hatırlar. Süresi dolan ilanı birçok site kendiliğinden yayından kaldırır, ama hepsi değil. Yerel ilan sayfalarında, sosyal medya gruplarında ve eski duyurularda kalanlar tek tek bulunup kaldırılır ya da üzerine “kapandı” yazılır.
Site dışı SEO, ilanı bir bağlantı kaynağı olarak görmez; bu sayfalardan gelen bağlantının aramada ağırlık taşıyıp taşımadığı siteden siteye değişir. Önem verdiği şey, adınızın geçtiği her yerde aynı ve doğru bilginin durmasıdır. Site adresinizi iletin, ücretsiz ekspertizi hazırlayalım: sosyal hesaplarınız, videolarınız ve açık kalmış ilanlarınız tek tek sıralanır, her birinin karşısına bugünkü durumu ve yapılacak iş yazılır.
Kişisel hesabımdan dükkânın işlerini paylaşıyorum; işletme için ayrı bir hesap açmam gerekir mi?
Ayrı hesap çoğu zaman daha doğrudur. Birçok platformda işletme hesabında adres, telefon, çalışma saati ve site adresi için ayrılmış alanlar bulunur; adınızı arayan kişi bunları tek bakışta görür. Aile fotoğraflarıyla iş paylaşımları da birbirine karışmaz. Kişisel hesabınızı kapatmanız gerekmez; yeni hesabı oradan duyurmanız, tanıdıklarınızın sizi bulmasına yeter.
Kamera karşısında konuşmayı beceremem; yüzümü göstermeden çekilen bir video işe yarar mı?
Yarar. İzleyenin görmek istediği çoğu zaman sizin yüzünüz değil, işin kendisidir: eller, alet, ürün, mekân. Anlatımı sonradan kendi sesinizle ekleyebilir ya da adımları ekrana kısa yazılarla koyabilirsiniz; sesi kapalı izleyenler için yazı zaten gereklidir. Önemli olan görüntünün aydınlık ve sabit olması, videonun da tek bir işe ayrılmasıdır.
Müşterilerim fotoğraf paylaşıyor ama dükkânın adını yazmıyor; bunu onlardan istemek ayıp olmaz mı?
Olmaz, yeter ki rica olarak kalsın. Hesap adınız menünün köşesinde, kolinin içine konan kartta ya da fişin altında yazıyorsa çoğu zaman bu kadarı yeter; adı gören müşteri kendiliğinden ekler. Karşılığında bir şey vaat etmeyin, paylaşmayanı da sıkıştırmayın. Adınızı yazan olursa teşekkür edin; öteki müşteriler bunu görür ve örnek alır.
Yılda ancak bir iki eleman alıyorum; bunun için sitede ayrı bir kariyer sayfası açmaya değer mi?
Değer; sayfanın büyük olması gerekmez. Nasıl bir işyeri olduğunuzu, başvurunun hangi yoldan yapılacağını ve o an açık bir iş bulunup bulunmadığını söyleyen kısa bir sayfa yeter. İlan verdiğinizde o sayfayı gösterirsiniz; ilan kapandığında sayfa kalır. Böylece işletmenizi her seferinde baştan anlatmazsınız, adayın elinde de güvenebileceği bir adres olur.